Sahadan Gelen Veriler

SoilBiom teknolojisinin farklı ürün ve bölgelerdeki uygulamaları

ve ölçülebilir sonuçları.

Bilim, Toprağın Gerçeğini Ortaya Koyar

SoilBiom vaka çalışmaları, farklı üretim koşullarında gerçekleştirilen uygulamaların toprak üzerindeki etkilerini bilimsel analizlerle ortaya koyar.

Bu çalışmalar, yalnızca olumlu sonuçları değil; toprağın mevcut kapasitesini, sınırlılıklarını ve uygulamalara verdiği gerçek tepkileri de nesnel verilerle raporlar.

Her örnek, biyolojik ve kimyasal göstergelerin karşılaştırmalı değerlendirmesine dayanır ve tarım alanlarında gözlemlenen değişimin neden–sonuç ilişkisini teknik bir çerçevede sunar.

Her tarım alanında, gözle görülmeyen biyolojik ve kimyasal süreçler üretimin kaderini belirler; bu süreçleri anlamanın tek yolu, toprağın gerçeğini objektif verilerle ortaya koymaktır.

İyi Pamuk Uygulamalarında Toprak Mikrobiyal Çeşitliliği

Ekolojik Tarım Organizasyonu (ETO) Derneği’nin yürüttüğü ve BCI’ın desteklediği Enhancing Resilience Through Adoption of Climate-Smart Practices in Turkish Cotton Production Projesi kapsamında pamuk arazilerinde yürütülen çalışmalar sonucunda, topraktaki biyoçeşitlilik durumu değerlendirilmiştir.

 

Toprak sağlığının göstergesi olarak bakteri ve mantar çeşitliliği ile popülasyon büyüklükleri incelenmiş; bu mikroorganizmaların organik madde döngüsü, hastalık baskısı ve su tutma kapasitesi üzerindeki rolleri analiz edilmiştir.

Mikrobiyal Yaklaşımla Bitkide Kalite Yönetimi

Bu çalışmada, arpaya özgü olarak tasarlanan bir bakteri formülünün toprak besin dinamikleri, azot döngüsü, bitki besin durumu ve ürün kalitesi üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Uygulama, ürüne özel mikrobiyal bir yaklaşımın besin kullanım etkinliğini ve kalite çıktıları üzerindeki rolünü ortaya koymayı amaçlamaktadır.

 

– Toprakta, azot ve fosfor daha düşük ölçülmesine rağmen, azot döngüsünde görev alan bakteri gruplarının aktivitesi artmış; besin elementleri toprakta birikmek yerine biyolojik süreçlerle bitkiye yönlendirilmiştir.

– Kalite açısından, protein oranı hedef aralıkta dengede tutulurken birinci kalite ürün oranı belirgin şekilde artmış; bu da uygulamanın protein–tane dolumu dengesini optimize ettiğini ortaya koymuştur.

Scroll to Top